Book Creator

SİYAH OTOBÜS

by ORHAN DORUK TÜRKAN

Cover

Loading...
Loading...
                             SİYAH OTOBÜS    
   Bir kış akşamıydı. Hava soğuk ve rüzgarlıydı. Bobby, King ile buluşmak için dışarı çıkmıştı. King Bobby’nin örnek aldığı ve hayran olduğu abisi Dixon’ın arkadaşıydı. King, sadece Bobby’nin değil  yaşadıkları yerdeki çocuk, yaşlı fark etmeksizin herkesin saygı duyduğu bir insandı. Dixon eve gelmiş ve korkunç olaylardan bahsetmişti. Heyecanla ne yapacağını bilemeyen Bobby’de kendini sokağa atıp King’in yanına gitmeye karar vermişti. Hızla koşarken King’in evinin ne kadar uzak olduğunu fark etti. Heyecanla hızını artırdı. King’in evine vardığında nefes nefese kalmıştı. Soluklanıp kapıyı çaldı.
Kapıyı açan King, Bobby’nin suratından kötü bir şey olduğunu hemen anladı. Bobby’i içeri aldı ve ne olduğunu sordu. Ev çokta büyük olmayan bir salona açılıyordu. Salondaki koltuğa oturdu ve olayı heyecan içerisinde  anlatmaya başladı. Dixon her zamanki gibi teyzesi Rosa ile eve gelmek için otobüse binmiş. Normalde onlar gibi siyah tenli insanların otobüste oturması yasaktı ama teyzesi Rosa ve Dixon çok yorgundu bu yüzden oturmuşlardı. Zaten otobüste de yeteri kadar beyaz yokmuş. Bir sonraki durakta içeriye iki tane beyaz tenli insan girmiş.  Dixon ve teyzesi Rosa’nın kalkmasını istemişler. Dixon hemen kalkmış ama teyzesi Rosa kalkmamış. Teyzesi Rosa kalkmayınca oturmak isteyen insanlar Rosa’yı şoföre şikayet etmiş. Şoför gelmiş ve eğer kalkmazsan polisi aramam gerekiyor demiş. Rosa kalkmamış ve şoför polisi aramış.
Polis gelmiş ve teyzesi Rosa’yı götürmüş dedi Bobby. King duyduklarına inanamadı. Nasıl olurda Rosa böyle davranmıştı. Rosa kendi halinde bir terziydi, bir aktivist veya bir eylemci değildi. Kendi halinde işine gidip gelen sakin bir insandı. King, Bobby’den biraz zaman vermesini istedi. Arkadaşlarımla konuşup sana geleceğim dedi. Birkaç saat sonra King, Bobby’lerin evindeydi. King bütün arkadaşlarıyla konuşmuş ve bu kararı boykot etmeye karar vermişlerdi. King ve arkadaşları Montgomery’deki tüm siyahları bilgilendirip eyleme çağıracaklardı.
Polis gelmiş ve teyzesi Rosa’yı götürmüş dedi Bobby. King duyduklarına inanamadı. Nasıl olurda Rosa böyle davranmıştı. Rosa kendi halinde bir terziydi, bir aktivist veya bir eylemci değildi. Kendi halinde işine gidip gelen sakin bir insandı. King, Bobby’den biraz zaman vermesini istedi. Arkadaşlarımla konuşup sana geleceğim dedi. Birkaç saat sonra King, Bobby’lerin evindeydi. King bütün arkadaşlarıyla konuşmuş ve bu kararı boykot etmeye karar vermişlerdi. King ve arkadaşları Montgomery’deki tüm siyahları bilgilendirip eyleme çağıracaklardı.
King araya arkadaşlarını sokarak Rosa ile bir görüşme ayarladı. Bu görüşmede işin aslını ondan öğrenmek istiyordu. Rosa King’e tutuklanırken tek bildiğim, bir daha asla bu aşağılamayı kabullenmeyeceğim ve bu utancın yolcusu olmayacağımdı dedi. Aşağılanmak istemiyordum. Parasını ödediğim koltuktan kaldırılmak istemiyordum, tutuklanmak gibi bir hevesim yoktu. Zaten işim başımdan aşkındı. Ancak o yol ayrımına gelince, direnişi seçmekte tereddüt etmedim. Çünkü bunu artık buna artık yeterince katlandığımızı hissetim. Ne kadar taviz versek, ne kadar sussak baskı da aynı oranda artıyordu. King Rosa’yı dinlediğinde onun ne kadar haklı olduğunu anladı. Arkadaşları ile beraber topladıkları para ile 100 dolarlık kefalet bedelini ödeyerek Rosa’yı tutuksuz yargılanmak üzere eve getirdiler. Aynı gece hiç uyumayarak sabaha kadar tüm arkadaşlarıyla beraber 35 bin el ilanı hazırlayarak Montgomery halkını otobüsleri boykot etmeye çağırdılar.
 
Boykota ilk destek veren grup kadınlar oldu. Pazar günü şehirdeki küçük siyahların kiliselerinde de boykota destek çağrıları yapıldı. King’in Montgomery Advertiser gazetesinde çalışan beyaz bir arkadaşı da Rosa’nın haberini ilk sayfadan verince tüm şehir olaydan haberdar oldu. Akşam kiliselerde toplantılar yapıldı ve insanı muamele görünceye ve siyahi şoförlerde işe alınıncaya, ortadaki değişken statülü koltuklara ilk gelen oturur statüsü verilene kadar boykota devam etme kararı aldılar. Bu kadar büyük bir kitle ilk defa bir araya gelip örgütlenmişlerdi. Çünkü tüm siyahiler çok yorgundu, sürekli haksızlığa uğramaktan ve bunu kabul etmekten çok yorulmuşlardı. Artık renkli bedenlerini elbiselerinin içine saklamak istemiyorlardı. İnsanca yaşamak istiyorlardı.
Boykota ilk destek veren grup kadınlar oldu. Pazar günü şehirdeki küçük siyahların kiliselerinde de boykota destek çağrıları yapıldı. King’in Montgomery Advertiser gazetesinde çalışan beyaz bir arkadaşı da Rosa’nın haberini ilk sayfadan verince tüm şehir olaydan haberdar oldu. Akşam kiliselerde toplantılar yapıldı ve insanı muamele görünceye ve siyahi şoförlerde işe alınıncaya, ortadaki değişken statülü koltuklara ilk gelen oturur statüsü verilene kadar boykota devam etme kararı aldılar. Bu kadar büyük bir kitle ilk defa bir araya gelip örgütlenmişlerdi. Çünkü tüm siyahiler çok yorgundu, sürekli haksızlığa uğramaktan ve bunu kabul etmekten çok yorulmuşlardı. Artık renkli bedenlerini elbiselerinin içine saklamak istemiyorlardı. İnsanca yaşamak istiyorlardı.
5 aralık Rosa mahkemeye çıkarken şehir tarihinin en önemli gününü yaşıyordu. O gün Montgomery’de kar yağıyordu ama şehirdeki bütün siyahiler boykota katılmışlardı. O gün hiçbir siyahi işine otobüse binerek gitmemişti. O gün en az 40 bin kişi boykota katılmış otobüse binmemişti. Bazıları 40-50 kilometre yürümüş ama yine de otobüse binmemişti. O akşam tekrar toplandılar ve bir birlik oluşturmaya karar verdiler, başkanlığına da King’i getirdiler. Bu durum ülke çapındaki gazetelere de yansıdı. Şehirdeki bütün siyahlar 381 gün boyunca otobüse binmediler. Genç yaşlı bütün siyahiler otobüse binmeden yürüyerek gidecekleri yere gittiler. Özel arabası olanlar ve destek vermek isteyenler yolcu taşıdılar. Tabi bu durum belediye otobüslerini büyük zarara uğrattı. Ülkede yaşayan beyaz ırkçılar bu duruma çok büyük tepkiler gösterdi. King’in evine saldırdılar. Hatta bir akşam King’in evine bomba bile koydular. Bunu duyan öfkeli halk King’in evinin önünde toplandı. King kesinlikle şiddete karşıydı. 
Beni durdurmayı başarsalar bile bu eylem durmayacak diye haykırdı. Bobby ve Dixon arkadaşları King ile gurur duyuyorlardı. King defalarca tutuklandı hatta bir keresinde gazetecilere suçumla gurur duyuyorum dedi. Beyaz ırkçılar otobüse binmeyip yürüyerek giden siyahilere saldırmaya başlamışlardı. Hatta bazılarını linç ettiler. Ama King ve arkadaşları boykotu bırakmadılar, 20 aralık 1956’ya kadar. Montgomery’de o gün belediye otobüslerinde ayrımcılık kalktı ve ırk ayrımcılığı kanunen kalktı. King ve arkadaşları o geceyi ömürleri boyunca unutmadılar. Çok sevinçliydiler. İlk kez kanun önünde beyazlarla eşit sayılmışlardı. Ama bu daha da uzun bir yolun başlangıcıydı. Rosa’nın başlattığı eylem King ve arkadaşlarının yardımıyla tüm halklarının da desteği ile ülke çapında bir şey başarmışlardı.
PrevNext